Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Av. Halil Öztürk, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Son dönemde görevleri başında uğradıkları saldırılarda şehit olan polisleri hatırlatan Öztürk, teklifin temel amacının polisin hayati tehlike karşısında gerekli müdahaleyi hukuki tereddüt yaşamadan gerçekleştirebilmesini sağlamak, zor ve silah kullanma yetkisinin sınırlarını açıklığa kavuşturmak ve görev sırasındaki hukuki güvenceyi güçlendirmek olduğunu belirtti.
“Polisimizin Hayatı Saniyeler İçerisinde Tehlikeye Girebiliyor”
Ankara, İstanbul, Tekirdağ ve ülkenin dört bir yanında yaşanan polis şehadetlerine dikkat çeken Öztürk, “Bu acı hadiseler, polisimizin kimi zaman birkaç saniye içerisinde ölümcül bir saldırıyla karşı karşıya kalabildiğini göstermektedir. Bir polis memurumuz, kendisine veya vatandaşımıza yönelen ölümcül tehlike karşısında kanunun verdiği yetkiyi kullanmaktan hukuki belirsizlik nedeniyle çekinmemelidir” dedi.
Hukuki Belirsizlikler Gideriliyor
Mevcut kanundaki belirsizlikleri ortadan kaldırmayı hedeflediklerini vurgulayan MHP’li Öztürk, teklifle birlikte kişiye doğru ateş edilmesi ile ölüm sonucunu doğurması kuvvetle muhtemel silah kullanımı arasındaki hukuki ayrımın netleştirileceğini ifade etti. Bıçak, balta ve benzeri kesici, delici aletlerle gerçekleştirilen yakın mesafeli ağır saldırılara karşı da polisin duraksamadan müdahale edebilmesinin önünün açılacağını belirtti.
Soruşturmanın İlk Anından İtibaren Hukuki Yardım
Kanun teklifinin polislerin hukuki güvencelerini artıracak yenilikler içerdiğini belirten Öztürk, görevi nedeniyle zor veya silah kullanan polis hakkında adli ya da disiplin soruşturması başlatıldığında, herhangi bir talep aranmaksızın hukuki yardım sağlanacağını vurguladı. Soruşturmanın öğrenildiği andan itibaren en geç 24 saat içerisinde avukatlık ücretinin karşılanması ve müdafi görevlendirilmesi işlemlerinin başlatılacağını kaydetti.
Öztürk açıklamasını, “Türk polisi, kanunun kendisine tanıdığı yetkiyi kullanırken ne keyfî davranmalı ne de ölümcül tehlike karşısında hukuki tereddüt nedeniyle müdahaleden kaçınmak zorunda kalmalıdır. Devletimizin huzuru, milletimizin can ve mal güvenliği için fedakârca görev yapan polislerimizin her şartta yanında olmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.
